Bakiyoruz.net Eğlence Forumları
Ocak 08, 2009, 09:48:55 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: 2007-2008 Tüm Albümler Bakiyoruz.net EÄŸlence Forumlarında... 

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2]   AÅŸağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: korku hikayeleri  (Okunma Sayısı 793 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : Kasım 29, 2008, 02:10:37 ÖS »

BİŞİ DEĞİL MEHMET ABİ
Logged

tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : Kasım 29, 2008, 02:13:25 ÖS »

Kara Büyü
Bir gün ev arkadasimla can sikintisindan
kendimize bir büyü bulmayi ve bunu insanlar üzerinde denemeyi düsündük öyle saçmasapan bazi kelimeleri bir araya getirdik ve bunlari ezberledik. Bu sadece ikimizin bilcegi bir büyü olmaliydi. Ama ne için yapilmasi gerektigine karar veremedik ve yattik.

Ertesi gece yilbasi partisi için aldigim cadi sapkasini basima taktim ve üzerime siyah biseyler giydim bir mum yakip isiklari söndürdük. Bu büyüyü diger ev arkadaslarimdan birine yapacaktim. Olayi önemsemesi için onu inandirdik ve konsantre olmasini sagladiktan sonra büyüye basladim ve bir gece önce uydurdugumuz sözcükleri söylemeye basladim. Büyü bittikten sonra isiklari yakip gülmeye basladik. Büyüyü uydurdugum arkadasimla Sule'ye (büyüyü yaptigim arkadasim) gülüyorduk o ise hiç tepkisiz oturuyordu. Iste tam o sirada birden gök gürlemeye ve simsk çakmaya basladi. Elektrikler kesildi. Yazin ortasinda havanin böyle birden patlamasi bizi hem sasitmis hem de korkutmustu. Bi müddet öylece jeneratörün devreye girmesini bekledik .On saniyede devreye girmesi gerekirken girmedi Biz de mum yaktik ve bütün gece korkudan uyuyamadik.Yagmur sabaha kadar yagdi. Sule ise ateslendi ve ailesini çagirmamizi istedi. O gün ögrendik ki jeneratör bozulmus. Aksama dogru Sulenin ailesi geldi ve onu kayseri deki evlerine ***ürdüler.Bir ay sonra da gelip esyalarini aldilar ve Sule bir daha ne geldi ne aradi.

Aradan 4 sene geçmesine ragmen bu büyü sözcüklerini ne kadar unutmaya çalissam da bi türlü unutamadim. Bazen aklima gelince bisey olcak diye korkarim.

Logged

tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #17 : Kasım 29, 2008, 02:16:09 ÖS »

Ermis
Daha henüz 9 yasimdaydim fal, ruh, cin, seytan vb. gibi seylere inanmazdim yeni insaa edilmis bir eve tasinmistik ama nedense bir türlü gece banyodan ve sokak kapisindan garip sesler geliyordu. Tasindiktan bir hafta sonra seslerin nereden kaynaklandigini anlamak için ben banyo, abim ise sokak kapisinin önünde bekliyordu. Fakat hiç bir sey gözükmüyordu ama ses vardi. Evimize hoca çagirdik dua okudu ve bize banyoya 1 kova su takunya ve havlu birakmamizi söyledi,neden diye sordugumuzda ise hiç bir sey söylemedi. Hocanin dediklerini aynen uyguladik o gece rüyama garip seyler girmisti beyazlar içinde elinde bir asa yasli biri el hareketiyle kizginligini anlatiyordu. Sabah kalktigimizda su bitmis takunyalar ve havlu islakti en ilginç olani ise kapinin kilidi açikti. Hocayi tekrar çagirdigimizda bize evin yapildigi konumda çok ama çok eskiden bir mezar oldugunu söyledi ve rüyama giren kisinin bir ermis oldugunu söyledi banyoda ise abdest almisertesi hafta evden tasindik ve su an orada hiçkimse oturmuyor. Ve tam 17 yasindayim. Huh? Huh? Huh? Shocked Shocked
Logged

tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Kasım 29, 2008, 02:17:59 ÖS »

17 Ağustos gecesi Adapazarı'nda yaşlı bi teyze, gece saat 2 buçukta ana caddedeki apartmanlardan birinin zillerini çalmaya başlamış. Kimse kadına kapıyı açmamış, hatta uyandırdıkları için, camı açan bağırıp çağırmış. Üst katlardan bi adam, "Gecenin bu saatinde ne istiyosun teyze?" diye sormuş. Kadın, "Karnım aç oğlum. Bi parça ekmek var mı?" deyince adam, "Yok, yok. Allah Allah, gecenin bu saatinde ne bu yahu?" demiş. Yatağa döndüğünde karısı, yaşlı kadının aç olduğunu öğrenince, "Keşke verseydik" demiş.

Teyze zillere basmaya devam etmiş. En üst katta yeni evli bi çift oturuyomuş. Kadının ne istediğini öğrenince kapıyı açıp yukarı çağırmışlar. Evin hanımı, hemen yiyecek bi'şeyler hazırlamış. Kadına eşlik edip beraberce yemişler. Yemek bitince kadıncağız, "İçimde bi huzursuzluk var. Bi an evvel dışarı çıkalım" diye yalvarmaya başlamış. Genç çift, sırf kadını kırmamak için sokağa inmiş. Daha dışarı adım atar atmaz da her yan sallanmaya başlamış. Depremde o kocca apartman yerle bir olmuş.

O binada oturanlardan sadece yeni evliler ve kocasına, "Keşke yemek verseydik" diyen kadın ölümden kurtulmuş. Onu da 3 gün sonra enkazın altından çıkarmışlar.
Logged

tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #19 : Kasım 29, 2008, 02:21:23 ÖS »

Falcı
Olay 1999 yazında gerçekleşmişti. Ben bu tarihte Erdek'te bir otelin barında çalışıyordum. Bu nedenle geceleri geç yattığım için öğlen kalkıyordum. Yine böyle gece geç saatlere kadar çalıştığım bir günün ertesi;öğlen saat 4 gibi kalktım ve her zaman yemek yediğim yer olan otelin karşısındaki büfeye gittim. Orada otelin güvenliklerinden biriyle karşılaştım ve beraberce bir masaya oturduk. Yemeğimizi yerken yanımıza benim arkamdan biri yanaştı ve aynen şu cümleyi söyledi:
-"falına bakmamı ister misin?"
Ben bu lafın bana söylenmediğini düşünerek tostumu yemeğe devam ederken.Sesinden kadın olduğunu anladığım o şahıs aynı soruyu tekrarladı:
-"falına bakmamı ister misin?"
Bunun üzerine dayanamayıp arkamı döndüm. Ben de herkes gibi, döndüğümde o tipik falcı kılığındaki birini göreceğimi sandığımdan hızlı ve sinirli bir dönüş yaptım ki bunun bir diğer nedeni o güne kadar fala inanmıyor olmamdı. Kadınla göz göze geldik ve kadın az önce sorduğu soruyu benim ona herhangi bir şey söylememe fırsat vermeden yineledi:
-"falına bakmamı ister misin?"
Ben de üzerimde neden olduğunu bilmediğim o bir anlık şaşkınlığı atarak hızlı bir şekilde �hayır� diyerek arkamı döndüm .Bunun üzerine yanımdaki güvenlik arkadaşımın kadına "benim falıma bak" dediğini duydum. �Duydum� diyorum çünkü o 3-5 saniye arası sanki yaşanmamış gibi geliyordu. Arkadaşım kolumu tutarak benim de baktırmamı parasını kendisinin vereceğini söyledi. Ben de gayri ihtiyari sanki bunu yapınca rahatlayacakmışım gibi kafamı olur anlamında salladım. İşte tam bu sırada falcı kadın arkadaşıma onun falına bakmayacağını söyledi ve benim yanıma gelerek sanki bir �Rıdvan�(cennetin bekçisi) gibi tepemde dikildi. Bunun üzerine ben de ne istediğini istediğinin para mı olduğunu sordum. Falcı kadın aynen şunları söyledi:
-falına bakıcam!
Ben de sanki bu bir oyunmuşçasına;
"-niye"dedim.
Kadın buz gibi donuk sesiyle
�-çünkü az önce istediğini söyledin� dedi.
Az önce kaynağını bilmediğim o -irkilme sebebim- gibi görünen kadın bana bir anda çekici gelmeye başladı. Ve aklımdan ��neden olmasın ki ne kaybedersin ki zaten�� denen o en tehlikeli düşünce geçti ve falcı kadına �TAMAM� dedim.
Kadın hiç duraksamadan yanıma oturdu ve kafasını yere doğru eğerek bana sağ elimi uzatmamı söyledi. Ben de biraz yaramazlık olsun diye aklımdan sol elimi uzatmak geliyordu ki falcı kadının ağzından beynimdeki tüm kanı donduran şu sözler döküldü.
�Sakın ha yanlış elini uzatmak gibi haylazca bir şey yapma.�
İşte o an kendimi felç olmuş gibi hissettim. Oradan gitmek istiyordum ama mümkün değildi. Ayaklarım sanki yere mıhlanmış gibiydi. Ben bu korkuyla karışık durumda sağ elimi kadına uzattım. Kadın parmaklarımın arasına bir bezden sıktığı sıvıyı sürdü ve sağ elimi sol elimle kapattı. Ve sonra sanki bana acırmışçasına baktı. Ardından elimi açtı ve bir şeyler mırıldanmaya başladı. Bi an sustu ve bana kelimelerine hiç aralık vermeden şunları söyledi:
�Bir kağıt alacaksın ve bu seni büyük bir topluluğun içine sokak, 3 gün içerisinde çok sevdiğin iki insanı kaybedeceksin. Şu an sıkıntıların var ama yarın bunların hepsi sona erecek. Annen çok uzaklardan bir haber alacak. Ve en son söylediği söz ise şuydu 2 abinden büyük olanı küçük olanından daha uzak bir yere gidip sizden ayrılacak.
Olayın hikaye kısmını geçerek size o hafta olan olaylardan bahsedeyim.2 gün sonra üniversite sınav sonuç kağıdım geldi ve ben artık bir kalabalığın içinde olmaya hak kazanmıştım. Bundan bir gün sonra kuzenim intahar ettiği haberini aldık ve aynı gün dayım kalp krizinden öldü. Ortanca abim aniden askere gitmeye karar verdi ve diğer abim de üniversite için Avusturalya�ya gitti. Ben bu olayın üzerinden yaklaşık 3 yada 4 ay sonra tesadüfen tekrar Erdek'e gittim. Aklıma bu kadın geldi ve aramaya karar verdim. ancak tüm aramalarım boşa çıkmıştı ki. Son bir kez uğradığım benzin istasyonundakilere sorarken birisi bana o kadını tanıdığını ancak o kadının yaklaşık 3 sene önce öldüğünü söyledi. Benim o anki halini tarif edemiyeceğim için bu tarifi size bırakıyorum. Daha sonra adama olayı anlattım .Adamın bana inanmamış olduğunu anlasam da kadının yaşadığı yeri bilip bilmediğini sordum. Bana kadının evini tarif edebileceğini söyledi. Ben tarif doğrultusunda eve gittim. Ancak gittim yer bir ev değil harabeydi. Yanmış yıkık dökük içinde şarap içenlerin olduğu yıkıntı bir yerdi. Ben evin içine girdim biraz dolaştım içerde şarap içen insanlara böyle birini görüp görmediklerini sordum. Kimse görmediğini söyledi ben de ümidimi kesmiş evden tam ayrılacağım sırada az önce çıktığım merdivenlerin üstünde kadının benim elimin üstüne sıktığı bezi gördüm. Diyeceksiniz ki aynı bez olduğunu nerden biliyorsun.

ÇÜNKÜ O GÜNDEN SONRA SAĞ ELİMDEKİ KOKU HİÇ ÇIKMADI.



bence bu korkunç deÄŸil az komiÄŸime  gitti  Huh?
« Son Düzenleme: Kasım 30, 2008, 10:47:53 ÖÖ Gönderen: tazmanya canavarı » Logged

tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : Kasım 29, 2008, 02:33:39 ÖS »

Hayal(mi)?
Akşamları çok yemek yediğimde zor uyur ve genelde kabus görürüm. Yemeği yine fazla kaçırmıştım. Hiç karabasan görmedim. Ama bu yemeğe görürüm artık diye düşünüp uyumaya koyuldum. Sadece terliyor, bir o tarafa bir bu tarafa dönüyordum. Tam daldığım sırada, birinin bana baktığını hissettim -Biraz korkağımdır. - hemen irkildim. Odamın yarısı kadar bir gölge hafif hareketlerle bana dogru bakıyordu. En kötü yanı ise bunun rüya olmadığını biliyordum. Elim lambanın düğmesini arıyordu ama bulamıyordum. Nefes alamadım ve bağıramadım. Elektrik düğmesini buldum ama açmaya çok korkuyordum. Gözlerim bana anlamsızca baktığına inandığım gölgeye dönüktü... Işığı açtığımda sandalyemin üzerine yığılı elbiselerin, onlarında üzerinde kedimin bana baktığını gördüm. Nede olsa hepsi birden kocaman bir soru işaretiydi benim için. İçim rahatlamıştı. Kedimi sevmek istedim. Hırlayıp yok olup gitti. Asabi bir kedi değildir. Bende tekrar yattım. Aniden tekrar birinin bana baktığını hissederek irkilip ışığı açtım. Aynı manzaranın tekrarı olması benim sinirimi bozmuştu. Gülmeye başladım. Daha sonra sinirlerim yatışsın diye kalkıp bir kahve yapmaya karar verdim. 20 dakika sonra odama döndüm. Tüylerim diken diken olmuştu. Kedim aynı pozisyonda hiç oynamadan duruyordu. Pencerem açık olmasına rağmen odamda ağır bir koku vardı. O tatlı kedimin hareketsizce gözlerimin içine bakması beni oldukça etkilemiş olacak ki birden ağlamaya başladım. Sinirlerim bozulmuştu. Arkadaşımı aradım. Hemen buraya gelmesi gerektiğini ve sinirlerimin bozulduğunu söyledim. Döndüğümde kedim yerinde yoktu. Koku arttıkca artıyordu. Ama nereden geldiğini anlayamamıştım. Odayı aramaya başladım. Heryeri kokluyordum. Balkon tarafındaki camdan aşağıya doğru bakarken hızla kapım çarptı. Hemen kapıya koştum fakat açmaya korkuyordum. Kapının öteki tarafindan kedimin çıkaramayacagi sesler duyuyordum. Kalbimin nasil attığını hala hatırlarım. Bağırmaya başladım. Koku, sinirbozukluğu o garip seslere bir de telefonun o yüksek sesi katılmıştı. Derin bir nefes aldım, kapıyı açtım ve doğru tuvalete gittim. Yansımam beni ürkütmüştü. Sinirbozukluğunun verdiği yorgunluktan olsa gerek kendi yansımamın bana oyun oynadığını düşündüm.Tam bayılıp kalacağımı sandığım sırada telefon tekrar çaldı. Açmaya cesaret edemedim önce. Sonra içeri gidip ahizeyi kaldırdım, kulağıma dayadım... Telefonda arkadaşımın sesini duydum. Gelemiyeceğini söylerken, birden sesi değişmeye başladı. Sanki sesi apartmandan aynı anda gelir gibi yakından duyuyordum. Tüylerim ürpermisti. Ben hiç konuşmadığım halde bana açıklamalar yapıyordu. Açıkcası saçmalıyordu. Bana ikide bir "gelmeyeyim ben, ama sana bişey olmayacak. O sadece alacağını alıp gidecek." diyordu. Kedim etrafta gezerken normal sesler çıkarıp geziyordu. Eski tedirginliğim kalmamıştı. Neydi? Kedime ruh mu girmişti? Hayır. Ya kapı? Hava akımından çarpmıştı. Arkadaşımın ise içmiş olacağını düşündüm
Logged

tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #21 : Kasım 30, 2008, 10:50:36 ÖÖ »

iyi saatte olsun
 
Karabasanlar hakkında hepimiz az çok bir seyler biliyoruz.buralarda okuduğum kadarıyla çok yemekten yorgunluktan vs.şeylerden olması daha muhtemelmiş.ama bugün saat 11.00 gibi basımdan gecen karabasan olayını anlatmak ve bilgi vermek istiyorum.gece 11 00 gibi yattım hersey yolunda idi.derken bi rüya görmeye basladım.arkadaslarımla piknikteyiz ama bunların hiçbirini tanımıyorum kel kafalı iri gözlü 3 5 kişi aralarında konuşuyolar hemde bağırarak derken içlerinden biri ani bi hareketle kafama poşet geçirip sıkmaya basladı.nefes alamıyordum.o an uykuyla uyanıklık arası nasıl oldu bilmiyorum ama sağ elimle ona dokunup hafişfce yumruk atmaya basladım teni sanki buz gibiydi hissettim ve gözlerimi araladığımda tabii uyanmak istiyorum ama nefes alamıyorum yemin ederim cini gördüm yorganın altından kabartısı belli, oluyoodu sonra hafice süzüldü beyaz pamuk yumağı biçimsiz bir seydi ben uykuyla uyanılklık arasındayım hale nefes alamıyordum ve içimden o an nas suresini okumaya basladım yemin ederim çığlık atarak kaçtı hemen uyandım kabus muydu diye baktım ama yorganım yere düşmüştü terlemiştim korkudan şu an uyuyamıyorum ve ellerim halen titriyo bu anlattıklatrım doğru arkadaslar sakın rüyaydı demeyin çünkü herseyin farkındaydım saatimin tiktaklarını bile duyuyodum.
Logged

tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #22 : Kasım 30, 2008, 10:52:29 ÖÖ »

Cin'le dalga geçince
17 yaşındaydım ve annemin memleketi olan Giresun'daydık. Döndü abla o sıralarda 22 yaşında falandı (annemin amcasının kızı). O'nu her gece cinler döverdi ve üzerinde taşıdığı kuran'ı çıkartması için baskı yaparlardı. Birlikte yatıyorduk onlarda kaldığım zamanlarda ama sabahları vücudunun her yerinde morluklar oluyordu bende ise hiçbirsey olmuyordu ve hiçbirsey hissetmiyordum... Bir gece Döndü, ablası, ablasının akrabası Emine ve onun nişanlısı epey geç saate kadar oturduk. Döndü'nün annesi ise saat 11 gibi yattı uyudu başka odada. Biz hala sohbet ediyorduk. Saat gece 02.00 olmustu.. Ben cin çağırmayı önerdim. Bu onlara da cazip gelmiş olacak ki kabul ettiler. KİKİ adında kibrit cinini hepiniz duymuşsunuzdur. Bir kutudan 4 tane kibrit çöpü aldık ve cin çağırdık dualarla. Bu işlerden çok iyi anlıyordu Döndü. Sorular soruyorduk kibritlerde sağa sola hareketle bize cevap veriyordu. Ben yaşımında küçük olmasından dolayı bayağı zırvalamaya başlamıştım. Cin ile dalga geçiyordum. Yanımdakiler ise iyice korkmuşlardı benim cine ileri geri konuşmamdan! Beni sürekli sus diye uyarıyorlardi. Neyse bir müddet sonra ışık kendiliğinden kapandı kalktım düğmesine bastım açtım, arkamı döndüm ki tekrar çat!! diye düğmeden kapandı ışık.. Bulunduğumuz oda köy evi olduğundan mutfak ve oturma odası bir kullanılan bir oda.. Mutfak dolabi zangır zangır titremeye ve tabaklar birer birer yere dökülmeye başladı.. Hepimiz korkudan sapsarı olmuştuk TV açık değildi birden TV açıldı. O zamanlar sadece TRT 1 gösteriyordu köy yerinde. Bilmediğimiz yabancı kanallar fişek gibi açılıp kapanıyordu.. Biz binbir dua okuyarak cini göndermeye çalışıyorduk. Artık yorulduk ve kibrit çöplerini masanın üzerine bıraktık. Aman Allah'ım cin gitmemişti, ve masanın üzerindeki kibrit çöpleri kendiliğinden hareket ediyordu. Döndü'nün akrabası olan kadın bayıldı bayılacak. Saat 04.00 olmuştu artık ve Döndü'nün akrabası olan Eminenin nişnlısı eve gidecekti. Köy yerlerini bilirsiniz acayip sessiz ve ürkütücü olurlar. Evine gideceği yol da ormanın içinden geçen ve derenin olduğu bir yer. Neyse bu çıktı gitti ve biz cini göndermek için uğrasmaya devam ettik.. Tabi ki başaramadik öyle kızdırmışım ki onu her yeri darmadağın etti diyebilirim... Ve işin ilginç yanı yan odada yatan yengemin çıt bile duymamış olmasıydı.. Sabah ezanı okunurken hepimiz korkudan ve uykusuzluktan uyuyakalmışız.. Yengemin sesiyle uyandık, ORTALIĞIN HALİ NE BÖYLE diye soruyordu. Ona anlattık o da ürperdi ve kızdı bize.. Emine'nin nişanlısı da ertesi günü geldi ve gece eve gittiği yolda onu taşlamıştı cinler, bu taşlar pek bir yerine isabet etmemişsse de omuzuna ve alnına çarpmış ve oldukça morarmıştı.. Aynı gece ben ananemin evine gittim yatmaya ve o gece Döndü ablamı da çok sıkıştırmışlar ve acaip dövmüş cinler. Kız günlerce vücudu ve yüzü morluklar içerisinde gezmek zorunda kaldı... Komşumuz olan bir hocaya olanları anlattık! Hoca bile dehşete kapıldı ve cinin beni yaşım küçük olduğu için affettiğini yoksa yetişkin bir insanın cinle o şekilde dalga geçse çarpılacağını, ağzının burnunun ters döneceğini söyledi...

Logged

göçebe
Site Yönetici - Administrator
Üst Düzey Kullanıcı
*

Teşekkür Puanı : 83
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2156



Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #23 : Aralık 02, 2008, 08:25:32 ÖS »

işin gücün yokmu senin yaaa
Logged

coCacoLa'yım haYatın taDıyıM,
roCCo'yum çh0q $ekeRim,
aLbeniYim baHanem çh0qq
üLker çiqoLataLı gofRetim,beNi sevMeyen waRmı ??
tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #24 : Aralık 03, 2008, 02:41:05 ÖS »

hayır iÅŸim gücüm yok benim   Tongue Tongue Tongue Cool
Logged

feyza
Site Yönetici - Administrator
Üst Düzey Kullanıcı
*

Teşekkür Puanı : 220
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3784


aÅŸkum'a aÅŸuÄŸum :)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #25 : Aralık 05, 2008, 04:16:37 ÖS »

taz  çok koyktum yaa
Logged


             @teÅŸ ve Su
tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #26 : Aralık 05, 2008, 04:18:32 ÖS »

kendi adına konuş Cheesy
Logged

göçebe
Site Yönetici - Administrator
Üst Düzey Kullanıcı
*

Teşekkür Puanı : 83
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2156



Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #27 : Aralık 08, 2008, 09:57:35 ÖÖ »

Tongue
Logged

coCacoLa'yım haYatın taDıyıM,
roCCo'yum çh0q $ekeRim,
aLbeniYim baHanem çh0qq
üLker çiqoLataLı gofRetim,beNi sevMeyen waRmı ??
tazmanya canavarı
Üst Düzey Kullanıcı
*****

Teşekkür Puanı : 17
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 507


yağmurlu sokaklarda..; kaybolan hayatımı arıyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #28 : Aralık 08, 2008, 01:04:48 ÖS »

göçebe sen korktuÄŸun için inadına göndercem 



Mezardan gelen sesler
Bir aile anne,baba, bir kız ve erkek bunlar evlerinin yanması sonucu ölmüşler ve hepsini aile olarak yanyana gömmüşler fakat her gece yarısı mezarlıktan ilginç sesler geliyormuş bu orada yaşayan birçok kişi tarafından duyulmuş, sonra içlerinden bir tanesi o seslerin nerden geldiğini anlamak için gece yarısı mezarlığa gitmiş yine başlamış sesler sanki kavga sesleri gibiymiş adam seslerin geldiği yöne gitmiş ve sesler o ailenin mezarından geliyormuş.Sonra mezarı kazıp bakmaya karar vermiş halk mezarı açtıklarında çok ilginç bir manzarayla karşılaşmışlar annenin olması gereken yerde kız,erkek çocuğun olması gereken yerde de baba yatıyormuş herkes şaşırmış bunları yine eski yerlerinde koymuşlar ve mezarı kapatmışlar fakat kavga sesleri bitmek bilmiyormuş tekrar açıp bakmışlar yine aynıymış manzara bu kez düzeltmemeye karar vermişler sadece mezar taşlarının yerlerini değiştirmişler o günden sonra bir daha hiç ses gelmemiş.Oradaki halka göre o sesler o ailenin yaptığı yer kavgasının sesleriymiş
Logged

Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!

Bu Sayfa 5.223 Saniyede 21 Sorgu ile OluÅŸturuldu